Hollywood ve süper kahraman filmlerinin de etkisiyle, çoğunluk tarafından en estetik bulunan vücut tipini birlikte analiz edelim. Her zaman daha çok kas kütlesi ve daha büyük olmak estetik bulunmuyor. Bunun yerine, orantılı bir kas kütlesi ile düşük yağ oranı hem yapımcılar hem de izleyiciler tarafından tercih ediliyor.
Şimdiye kadar estetik fiziğiyle adından söz ettiren onlarca aktörün beslenme ve antrenman rutinlerini denedim. Rutinler birbirinden farklı olsa da, birçok ortak yönleri vardı. Edindiğim tüm tecrübeleri de bu kitapta ve programda sana aktarmaya çalışacağım.
Hollywood fiziklerini incelediğimizde iki şey ön plana çıkıyor:
- Geniş omuzlar, gelişmiş sırt ve karın kasları,
- Düşük yağ oranı.
Tecrübesiz gözlerle bakıldığında bu tarz bir vücuda sahip olmanın kolay olduğu düşünülebilir. Hatta hiç spor yapmamış birine sorduğunda "3-6 ay kadar spor salonuna gitsem yapabilirim." dediğini duyabilirsin.
Tam tersi, spor salonunda işe yaramaz programlar uygulayarak 6 aydan fazla vakit geçirmiş birine sorarsan da "Doping kullanmadan böyle bir vücut yapmak imkansız." diyebilir.
Aslında ikisi de yanılıyor.
İlk olarak bu vücut tipleri, bir vücut geliştirmeci kadar büyük kas kütlelerine sahip olmadıkları için kısa sürede yapılabilecek vücutlar gibi görünüyor olabilir. Ancak burada atlanan nokta yağ oranıdır. Hacmimizin bir kısmı da yağlardan gelir ve aktör vücutlarındaki gibi %10 yağ oranının altına inecek olursan, vücudunun da küçüldüğünü fark edeceksin.
Yağ oranını %10'un altına indirdiğinde, hala kaslı bir görünüme sahip olmak için tahmin ettiğinden çok daha fazla kas ve güç inşa etmiş olman gerekiyor. Daha gerçekçi bir örnek vermek gerekirse, %16-18 vücut yağ oranına sahipken 40 cm kolu olan bir sporcu; diyet yapıp yağ oranını %8-10 bandına çektiğinde kol ölçüsü 36 cm'lere kadar inebilir. Bu konuda en büyük etken tabii ki genetiktir çünkü yağ oranımız arttığında yağın çoğunlukla hangi bölgede depolandığını genlerimiz belirler.
Gelelim ikinci yanılgıya yani bu vücutların doping kullanmadan yapılamayacağı yanılgısına. Bu da doğru değil. İşin karanlık yüzüne baktığımızda filmlerde izlediğimiz aktörlerin büyük bir kısmı doping kullanıyor. Ancak bunun sebebi dopingsiz vücut geliştirememeleri değil, zaman ve yaşam tarzı engelleri. Yapımcılardan teklif geldiğinde yalnızca çekimlerin başlayacağı tarihe kadar zamanları oluyor ve milyon dolarlık sektörde kimsenin beklemek için fazla vakti yok. Çekim günü geldiğinde vücutlarının bir süper kahramana uygun halde olması gerekiyor ve işi şansa bırakmak yerine süreci hızlandırabilmek için doping kullanıyorlar. Ayrıca yoğun set ortamında ve çalışma şartlarında düzenli uyku, beslenme ve spor imkanı da bulamadıkları için bazen aylar süren çekimlerde formlarını korumak için de hormon takviyelerinden faydalanıyorlar.
Eğer Hollywood aktörü değilsen ve estetik görünümün yanında sağlıklı da olmak istiyorsan dopinglerden uzak durmanı öneririm. Çok ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşabilirsin. Onun yerine daha sabırlı olup, sporu ve sağlıklı beslenmeyi kendi rutinin haline getirerek hayalindeki süper kahraman vücuduna bu tarz dopingler kullanmadan da kavuşabilirsin. İyi bir programı düzenli bir şekilde uygulayıp, başta temel hareketler olmak üzere güçlenip, beslenmeni de hedefin ve hayat tarzına uygun bir şekilde düzenledikten sonra her geçen gün daha iyi bir fiziğe sahip olacaksın. Bu tatminliği bir defa tattıktan sonra da sağlıklı alışkanlıklarının bağımlısı olacaksın!
